Bize Ulaşın

Yapay Zekâ Eğitimlerinde müfredat nasıl belirlenir?

Kurumsal yapay zekâ eğitimleri sırasında en önemli konuların başında şüphesiz ki içeriğin kuruma uygunluğu gelmektedir. Bu noktadaki en büyük darboğaz, eğitimi sağlayan kurum/kişi ile eğitime katılan kurum/ekip/kişi arasında ilk defa karşılaşıyor olmaktan kaynaklanan kopukluktur.

Bu kopukluğun giderilmesi için eğitim önü toplantıları düzenlenebilse de genelde bu süreç de tek başına yeterli olmamaktadır.

Aslına bakılırsa bir yapay zekâ eğitiminden beklenen çıktı, sadece o anda mevcut teknolojik imkan ile yapılabilecek bir iş süreci kopyalaması olmamalıdır. Yapay zekâ ile iş süreçleri yönetmek, daha önce hayatımıza giren proje yönetim teknikleri ve uygulamalarından farklıdır.

Birinci ve en önemli fark, yapay zekânın diğer teknolojileri soyutlayarak içine alabilen yapısıdır. Bu dinamik yapı, yapay zekâyı o anki kopyasından çok daha ileri düzeyde kullanabilme ihtimalinizin her zaman var olmasına ve bu ihtimalin yenilenerek devam etmesine sebep olur.

Bu sebeple kişilerin yapay zekâ ile ilgili sadece iş yapma bilgisi/ezberi toplaması, teknolojik dönüşüm tarafında doğru etkiyi yaratmaz. Avrupa Birliği teşvik programlarında da sık gördüğümüz temel yapay zekâ teknolojisini kavramak, yapay zekânın sınırlarını kavrayabilmek, bu sınırların nasıl gelişebileceğini tahayyül edebilmek gibi yetkinlikler, teknolojik dönüşüm sürecinin tamamlanması için oldukça elzemdir.

Bu bilgiler ışığında ideal bir yapay zekâ programının 4 ana başlığı amaçlaması ve içeriklerin bu amaçlar doğrultusunda düzenlenmesi en uygunudur:


     
  1. Yapay zekâ teknolojilerinin temelini anlamak

  2.  
  3. Tool Free olmak (Herhangi bir platforma bağlı olmadan yapay zekâ kullanabilmek)

  4.  
  5. Domain Free olmak (Yapay zekâ yeteneklerine dayanarak bilgisayar tabanlı çözümler üretmek)

  6.  
  7. Veri güvenliği ve etik sınırlar dahilinde yapay zekâyı kullanmak

Bu başlıkları içeren eğitim programları sadece o andaki en iyi pratiği öğretmeyi değil, kişinin bu alanda yaşanacak gelişimlere uyum sağlamasını da mümkün kılacaktır.

Tabii bu süreçlerin mevcut firmaların iş pratiklerinden canlı örneklerle donatılması her zaman mümkün olmasa da, mümkün olduğunda eğitimi en optimal hale getirecektir.

NobleProg ekibi olarak bizler, uluslararası iş tecrübemizin verdiği deneyimle bütün eğitim süreçlerimize eğitim öncesi beklenti anketleri ile başlıyoruz. Bu ankette katılımcılar kim olduklarını, yaptıkları işin özünü ve eğitimden beklentilerini kısaca anlatıyorlar.

Bu sayede eğitim içeriklerimizi hazırlarken hem bilimsel niteliği olmayan envanter testlerinden kurtuluyor hem de süreçleri zaman maliyetinden arındırıyoruz. Aynı zamanda bu yazının konusu olan ideal yaklaşıma da olabildiğince yakın süreçler inşa ediyoruz.

Two persons looking at a tablet

Yardıma mı ihtiyacınız var?

Siz ve kuruluşunuza özel çözümlerimiz hakkında daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bize Ulaşın

turkey@nobleprog.com ya da +90 850 346 90 49